36. Gün – Doğaçlamacılar ve Planlayıcılar

Bugün 8. bölüme başladım ve üzerinde öncesinde pek düşünmediğim sahneleri epey doğaçlama yaparak yazdım. 1088 kelime etmiş. 7. ve 8. bölümler aslen planımda yoktu, romanda ilerledikçe yazılması gerektiğini hissettim. 7. bölüm çok iyi oldu gibi ama 8. bölüm için kuşkularım var. Belki ilerde tekrar yazılır, belki hepten çıkarılır.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

5. Bölüm: Viyana Gökleri

***

Doğaçlamacılar ve Planlayıcılar

Bugün yazarken epey doğaçlama yapmış olmamın şerefine, iki yazar tipinden bahsedeyim. Burayı yazarken Brandon Sanderson’un youtube’daki şu dersinden ve yine Writing Excuses podcastinden bolca kopya çektim.

Evet, genel olarak bakmak gerekirse iki yazar tipi vardır: Doğaçlamacılar (Discovery writer) ve Planlayıcılar (Outliners);

George R. R. Martin

George R. R. Martin

  • Doğaçlamacılar adı üstünde eserlerine sadece bir fikrin tohumuyla hatta bazen o bile olmadan başlar ve belki varacakları sonu bile bilmeden doğaçlama yazarlar. Bu açıdan George R. R. Martin doğaçlamacıları daha çok bahçıvanlara benzetiyormuş. Bu tipe yakın yazarların genelde karakterleri güçlü oluyor, ancak sonları pek etkileyici olmayabiliyor, bitti işte dağılın der gibi bitebiliyor. Örnek olarak, George R. R. Martin ve Stephen King doğaçlamacı yazarlarmış.

John R. R. Tolkien

  • Planlayıcılar ise daha çok mimarlara benziyor. Daha eser üzerinde çalışmaya başlamadan karakterlerden kurguya kadar her şeyi en başından planlayabiliyorlar. Bunlarda genelde kurgu daha iyi olsa da, karakterler yapay kalabiliyor. Yüzüklerin Efendisi’ni planlamak için yıllarını harcamış olan Tolkien, J. K. Rowling, Brandon Sanderson gibi yazarlar da daha çok planlayarak yazanlardan.

Yazarları böyle iki gruba ayrılmışlar ama aslında bu, planlayıcılar hiç doğaçlama yazmıyor, ya da doğaçlamacılar hiç plan yapmıyor demek değil. Örneğin; ben kendimi %75 planlayıcı, %25 doğaçlamacı olarak görüyorum. Yazdığım her şey, kurgunun her parçası planlı değil. Özellikle karakterleri doğaçlama yazmaya çalışıyorum mesela.

Ayrıca benim edindiğim izlenime göre ülkemizdeki yazarların çoğu doğaçlamacı gibi. Çünkü bir yazardan yazmayla ilgili bir tavsiye okuduğumda genelde “kitabın nereye varacağını düşünmeyin, gizleriyle sizi şaşırtsın gibi” şeylerden söz ediyorlar. Tamam, bir doğaçlamacı için kitabı yazarken keşfetmenin tadı ayrı bir güzellik olabilir. Fakat bu tavsiye herkes için geçerli olacak diye bir kaide yok. Bu tavsiye size uymuyorsa, yazamıyorsanız, bir de plan yapmayı deneyin, en azından varacağınız sonu bilin.

Bir de, ben eserini daha yazmaya başlamadan ayrıntılı bir şekilde kurguladığını söyleyen pek planlamacı Türk yazar görmedim. Belki de Türk edebiyatının eksiklerinden biri budur. Planlayarak yazdığını bildiğiniz Türk yazar var mı?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s