89. Gün – Düzensizlik

Romanı yazmaya başlayalı 89 gün, son günce yazısını yayınlayalı ise bir ay olmuş. Ve ben o bir aylık sürede maalesef istediğim kadar ilerleme kaydedememişim (14. 000 kelime kadar yazmışım).

Bunun en büyük sebebi sanırım yazma rutinimde son aydaki düzensizliğim. Bu bir aylık süre boyunca, maalesef her gün yazmadım. Kimi günler için kendimce geçerli sayılabilecek sebebim var, kimi günler için yok.

Bir şeyler yazmadığım her günün ertesinde, kaldığım yerden devam etmek, o günün yazısına başlamak daha da zorlaşıyor.  O yüzden bugün kendi kendime bir karar aldım. Daha doğrusu bu işe giriştiğimde en başında aldığım bir kararı yeniledim. Her gün, özellikle de kendime bir bahane uydurup yazmayacağım o günlerde, en az 100 kelime de olsa yazacağım. O komik sayıdaki 100 kelime, hiç yoktan roman hakkında her gün düşünmemi, bir önceki gün ne yazdığımı, sonraki gün neyi nasıl yazacağımı şekillendirmemi sağlayan bir etken.

Bir günü yazmadan geçirmek, her ne kadar ufak bir adım bile olsa beni işe adanmaktan uzaklaştırıyor.

Ayrıca, sanırım günceye düzenli yazı girmiyor olmamın da romanı biraz savsaklamamda etkisi var. Artık daha düzenli yazı girmeye çalışacağım.

Bunlar dışında, bugün 1260 kelime yazmış ve 58.527 kelimeye ulaşmışım. Şu an 13. bölümü yazıyorum. Daha yazılması gereken en az 8 bölüm daha var. Yazmaya devam.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

10. Bölüm: Avcı Kuşlar

56. Gün – Yarının Yarısı

56. gün itibariyle 45.399 kelimeye ulaşarak 90.000 kelimelik hedefimi yarılamış bulunuyorum! Aslında hedefi yarılamış olmama bakmayın siz, bu daha çok yarının yarısı. Yani bu 90.000 kelimelik ilk taslak bittiğinde bile işin ancak yarısı bitmiş olacak. Yine de, yarının yarısı da iyi bir adımdır, fazla da küçümsemeyelim.

Bir de, epeydir yeni yazı girmediğimin farkındayım. Bayramdı, işti, güçtü derken vakit kalmıyor pek. Günce bu aralar biraz ikinci planda kalıyor maalesef. Önceliğim romanı yazmak. Yoğunluğuma bakılırsa bir süre de böyle gidecek gibi.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

9. Bölüm: Şahin Yuvası

46. Gün – Ara Vermek, Geri Dönmek

6. gündür günceye bir şey yazmamışım, neden mi? Hastalık ve tembellik diyebiliriz. Üstelik günceye yazı ekleme düzeninden daha önemli bir şeyi de bozdum. Dün ve ondan önceki günler hiç yazmadım 😦

Beş gün kadar önce çok fena grip  olmama, hiçbir şey yapasım olmamasına, sulanmaktan şişmiş gözlerime rağmen bile her gün 100 kelime civarı da olsa, azıcık yazmıştım aslında. Ama üçüncü günü nispeten daha iyi olduğum halde tembellik edip yazmadım. Dün de kendime bir günlük tatil armağan edince iki gün yazmadan geçmiş oldu.

Eh, bir de iyi tarafından bakalım 43 gün aralıksız yazmışım, rekorum budur 😛

Bugün ise yazmaya otururken, her ne kadar verdiğim ara sadece 2 gün olsa da acaba zorlanır mıyım diye düşünmedim değil. Ama hiç düşündüğüm gibi bir sorun yaşamadım, her şey normaldi, hatta belki eskisinden daha bile iyiydi.

Sanırım bunun en büyük sebebi her ne kadar 2 gün yazmamış olsam da, artık yazma işinin benim için gerçek bir alışkanlığa dönüşmüş olması. Her ne kadar ara vermek gibi bir niyetim olmasa bile, istenmeyen durumlarda verdiğim aralar fazla uzun olmadığı sürece kaldığım yerden devam etmeye kolayca dönebileceğimi düşünüyorum. Hatta bir iki gün ara vermiş olmam, yazdığım bölüme daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilmemi de sağladı. Şimdi daha tazelenmiş bir güçle yola devam edebilirim.

Bugün ise 1029 kelime yazıldı. Toplamda neredeyse 40.000 kelimeye ulaşıldı.

40. Gün – Roman Planlamak için Kar Tanesi Yöntemi – 2

Bugün 9. bölüme başladım ve yazma vaktimde başka bir iş çıkınca ancak 564 kelime yazabildim.

Bir de not. Bundan sonra günceye günlük yazı girmeyeceğim. Düzenli aralıklarla olmasa da 2-3 günde bir yeni yazı ekleyeceğimi umuyorum. Sağ taraftaki ibreyi ise günlük güncellemeye devam edeceğim.

***

Roman Planlamak için Kar Tanesi Yöntemi (Devam)

Şurada anlatıp da yarım bıraktığım yazıya kaldığım yerden devam. Yine unutmadan ekleyeyim: Randy Ingermanson’a ait bu yöntem kafanızdaki romanı planlamak istiyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız işinize yarayabilir. Yöntemin uzun aslı şurada.

4. Adım: Artık romanın genel yapısı hakkında epey bilgiye sahibiz ve eğer bu yapıda bir sorun varsa bunu da görebiliyoruz. Şimdi yapılması gereken hikayeyi genişletmek. Birkaç saatinizi ayırıp özet paragrafın her bir cümlesini ayrı birer paragrafta genişletin. Artık elimizde neredeyse bir sayfalık roman sinopsisi var.

5. Adım: Birkaç gününüzü ayırıp her ana karakter için bir sayfalık, yan karakterler için ise yarım sayfalık açıklama yazın. Bu karakter sinopsislerinde, yukarıda planladığımız hikaye her karakterin gözünden ayrı ayrı anlatılmalı. Yine yukarıda planlananlardan farklı bir şeyler keşfedersek onları geriye dönüp değiştirebiliriz.

6. Adım: Artık elimizde bir hikaye ve her karakter için dallanan bir kurgu var. Şimdi bir haftanızı ayırarak, bir sayfalık hikaye sinopsisini dört sayfaya çıkarın. Dördüncü aşamada yaptığımız her paragrafı birer sayfaya genişletiyoruz.

7. Adım: Bir haftanızı ayırıp çıkardığınız karakter tanımlarını, o karakter hakkında önemli olabilecek her türlü detayı içerecek şekilde genişletin. Doğum tarihi, görünüşü, geçmişi, amaçları, hayalleri vs. gibi standart şeyler yanında, karakterin roman sonunda ne yönde değişmiş olacağını çözmeye çalışın. Bu aşamaya tatmin olana kadar devam edebilirsiniz. Karakterler artık sizin için gerçek olmalı, kendi kararlarını vermeye başlamalı.

8. Adım: Dört sayfalık roman sinopsisinize bakarak, romanı yazmanız için gereken tüm sahnelerin sırayla bir listesini çıkarın. Listede, sahnenin hangi karakterin gözünden anlatılacağı ve sahnede neler yaşanacağı olsun. Sahne açıklamaları birer cümle de olabilir, paragraf da. Size kalmış. Bu liste tüm akışı bir arada görebilmek ve daha yazmaya başlamadan sahnelerin yerlerini değiştirebilmeyi kolaylaştıracak.

9. Adım (Tercihe bağlı): Sahne listesindeki her sahneyi en fazla birkaç paragrafla sadece anlatarak romanı yazmaya başlayın. Aklınıza gelen güzel diyalogları da ekleyin ve sahnede yaşanacak çatışmayı (engelleri) şekillendirin. Eğer bir çatışma yoksa ya bir çatışma ekleyin ya da o sahneyi atın.

10. Adım: Artık oturup yazmaya başlayın. Bu kadar plan yaptıktan sonra, normale göre muhtemelen daha hızlı yazıyor olacaksınız. Bu ilk taslağı yazarken o kadar plan yaptığınız için kendinizi bir yazar gibi hissetmeyeceğinizi düşünmeyin. Buraya kadar sadece romanın genel yapısını çizdiniz. Ama hala aşılması gereken ufak sorunlar var. Mesela, kahraman etrafı timsahlarla çevriliyken ne yapacak da yanmakta olan kayıktan sevgilisini kurtaracak? Şimdi bu tür ufak sorunları çözme zamanı! Yani yazarken çözmeniz gereken sorunlar daha az olduğu için daha hızlı yazabileceksiniz.

Evet Kar Tanesi yöntemi bu kadar. Bu yöntem belki size uygundur, belki değildir. Ama denemeden bilemezsiniz, değil mi?

39. Gün

Bugün 1114 kelime yazarak epey sıkıntılı giden 8. bölümü sonunda bitirdim. Sanırım düşündüğüm kadar kötü olmadı. Olduysa da ilk taslak bittikten sonraki aşamalarda düzeltmek gerekecek zaten.

Bu arada her ne kadar günceden pek belli olmasa da romanı yazarken yaşadıklarım hep güllük gülistanlık değil. Hatta son zamanlarda neredeyse her gün ümitsizliğe düştüğüm oluyor. Ama her gün bir şekilde oturup yine yazıyorum. Her şeyin kolay olacağını düşünmemiştim zaten fakat böyle uzun soluklu bir iş insana bazen altından kalkılamayacak bir şeymiş gibi görünebiliyor. Neyse, bundan sonraki bölümlerde romanın farklı mekan ve karakterlere sıçrayacak olması umarım benim için taze kan işlevi görür.

Bir de bugün epey yorgun olduğumdan dünkü konuya ertesi gün devam edeceğim. Kusura bakmayınız.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

8. Bölüm: Gece Çökmeden

38. Gün – Roman Planlamak için Kar Tanesi Yöntemi – 1

Bugün epey sıkıntılı da olsa 927 kelime yazabildim. 8. bölümü bitireceğimi ummuştum ama yarına kaldı.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

7. Bölüm: Anka Kuşu

***

Roman Planlamak için Kar Tanesi Yöntemi

Randy Ingermanson’a ait bu yöntem kafanızdaki romanı planlamak istiyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız işinize yarayabilir. Bazı kısımları kendi romanım için biraz angarya gibi geldiğinden ben bunu kullanmamıştım. Ama daha planlama aşamasının başlarındaysanız ideal bir yapıya sahip. Yöntemin uzun aslı şurada. Ben oradan yer yer çevirerek, kısaltarak anlatmaya çalışacağım, fakat bugün için uzun gelirse konu yarına sarkabilir.

Öncelikle buna Kar Tanesi Yöntemi denmesinin sebebi planın işleyişinin bir kar tanesinin oluşumunu andırması.

            

Yani yukarıdaki şekiller gibi temel taşlarla başlanıp, her aşamada ayrıntı seviyesi aratarak kurguya ulaşılıyor. Toplam 10 adım var;

1. Adım: Bir saatinizi ayırıp romanın tek cümlelik bir özetini yazın. Örneğin yazarın ilk romanı için bu cümle şöyle bir şeymiş: “Kaçak bir fizikçi, havarilerden Paul’u öldürmek için zamanda geçmişe gider.” Bu ilk cümle ile romanın genel resmini görüyoruz. Kar tanesine giden yoldaki ilk üçgendeyiz daha. Bu cümle aynı zamanda kitabı birine tanıtırken söyleyeceğiniz ilk cümle de olmalı. Önemli yani. Bu konuda bazı ipuçları:

  • Ne kadar kısa o kadar iyi. 15 kelimeden az tutun.
  • Karakter isimlerine gerek yok. İsim kullanmaktansa karakterin belirleyici özelliğinden söz etmek daha iyi.
  • Kurguyla karakteri bağlayın. Bu hikayede bir şeyler kaybedecek olan kim? Onun gerçekte ne istediğini söyleyin.

2. Adım: Bir saatinizi daha harcayıp o cümleyi hikayenin geçtiği dünya, hikayedeki ana kırılma noktalarını ve romanın sonunu içerecek bir paragraf haline getirin. Burayı Üç Perde Formatı‘na göre, üç felaket ve bir son şeklinde geliştirebilirsiniz. İlk felaket dış kaynaklı bir şey olabilir ama diğerleri karakterin hataları nedeniyle olmalı. Bu paragraf ideal olarak 5 cümleden oluşmalı;

  • Bir cümle hikayenin geçtiği dünya ve tarihini anlatır.
  • Üç felaketin her biri için ayrı ayrı üçer cümle daha.
  • Son olarak da romanın sonunu anlatan bir cümle.

3. Adım: Yukarıdakiler kurgunun gidişatını gösteren bir kroki gibi. Şimdi de karakterleri planlamak lazım. Her ana karakter için bir saat ayırıp şunları içeren birer sayfa yazın.

  • Karakterin adı
  • Karakterin hikayede yaşayacaklarının bir cümlelik özeti
  • Karakterin hayali, onu bir şeyler yapmaya iten dürtü nedir?
  • Karakterin amacı, somut olarak sahip olmak istediği şey nedir?
  • Karakterin yaşadığı çatışma, hayaline ulaşmasını önleyen şey nedir?
  • Karakter roman ilerledikçe neler öğreniyor, nasıl değişiyor?
  • Karakterin hikayede yaşayacaklarının bir paragraflık özeti?

Not: Bu aşamada ve ilerledikçe 1. ve 2. adımda yazdıklarınızda değişiklik yapmak isteyebilirsiniz.

Hmm, bu yazı düşündüğümden de uzun olacak, o yüzden devamı yarın olsun.

37. Gün – Bir Romanı Planlamak

Dün de sözünü ettiğim 8. bölüm nedense çok sıkıntılı ilerliyor. Doğaçlama gidiyor olmam yüzünden mi acaba? Emin değilim. Fakat bu bölümü şimdilik atlamam daha iyi olabilirdi. Neyse ki, bu kısımın yarın biteceğini umuyorum. Bu arada, bugün toplam 959 kelime yazmışım.

***

Roman İpucu

  • Romandaki bölümlerin muhtemel isimleri:

6. Bölüm: Çelebi Kanatlar

Bu bölümün ismi bir şeyleri çağrıştırıyor mu?

***

Bir Romanı Planlamak

Dün benim daha çok planlayıcı bir yazar olduğumdan söz etmiştim. Şimdi de, çok özel bir şey yapmamış olsam da, romanın planlama aşamasından söz etmek istiyorum.

İlk olarak, pek tabii ki Viyana Gökleri öyküsünü yazmıştım. Sonrasındaki amacım hikayeyi başka öykülerle devam ettirmekti. Ama onlar için kafamda kurguladıklarıma bakınca, aslında bunun bir romana dönüşebilecek kadar büyük olabileceğini fark ettim.

İlk olarak bir taslak planı oluşturmalıydım ama bunu nasıl yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu. Tamam, yazdığım hikayeyi temel aldığı için ilk kısımları nispeten biliyordum, aklımda bir son da vardı, peki arada kalanlar? Oralar için sadece, en etkili olabileceğini düşündüğüm 4-5 çok önemli sahne kafamda yer edinmişti. Üstelik bunlar belli bir sırada bile değildi. Bunları bir şekilde sıraya koyup, kafamdaki sona ulaşmam gerekiyordu.

Planı çıkarmaya ilk bölümlerden başlayarak, bölüm bölüm ilerledim. Buradaki en önemli nokta bunu yazılı olarak yapıyor olmam oldu. Öncesinde her şey sadece kafamdaydı. Yazıya dökünce, neyin nereye gelmesi gerektiğini görmek daha kolay oldu.

Faydasını gördüğüm diğer bir nokta ise planını çıkardığım veya çıkaracağım bölüme ne isim vereceğimi düşünmek oldu. Bu isimler romanda ille kullanılacak diye bir şey yoktu. Daha çok o bölüm üzerinde beyin fırtınası yaparken, bölümün özünü daha kolay hatırlamamı sağlıyorlardı.

Bunun yanında planı yaparken, olayların gidişatını geçen gün bahsettiğim Üç Perde Formatı‘na göre işlemeye çalıştım.  Fakat bunu, hikaye hakkında bilgi vermeden anlatmam biraz zor maalesef.

Bu anlattıklarım bir romanın planını çıkarmak için pek de bir yöntem sunmuyor sanırım, çünkü değindiğim şeylere rağmen benim plan daha çok içgüdüsel olarak ortaya çıkan bir şey oldu.

Yarın için, sıfırdan plan yaparken kullanabileceğiniz, şuradaki Kartanesi Metodu‘ndan (Snowflake Method) söz etmeyi düşünüyorum. Daha faydalı olabilir.